HPV (Human Papilloma Virus) Araştırması, HPV AŞILARI -- Kondilom (Genital siğil) tedavisi -- PAP SMEAR, CIN, ASCUS, AGC tedavileri -- Yumurtalık kistlerinin Laparoskopik tedavisi, rahim kanserlerinin erken tanısı, cerrahi tedavisi -- WERTHEİM Ameliyatı --Yumurtalık (Over) Kanserlerinde SİTOREDÜKTİF CERRAHİ ve LENFADENEKTOMİ -- KEMOTERAPİ -- VİDEO-KOLPOSKOPİ -- MYOM, ur, kist ve rahim ağzı yaralarının tedavisi -- KRİOTERAPİ (Dondurma) -- Elektrokoterizasyon -- Loop Eksziyonu (LEEP) -- Konizasyon -- HİSTEREKTOMİ (Rahimin Çıkarılması) - LAPAROSKOPİK CERRAHİ -- Menopoz tedavisi -- Spiral (RİA) uygulanması -- Tüplerin Laparoskopik bağlanması , Gebelik tahliyesi, KÜRETAJ -- Rahim sarkması ve İdrar kaçırma tedavileri -- Gebelik takibi ve DOĞUM, Sezaryen, Doğum öncesi tanı yöntemleri, Ultrasonografi,  İkili test, Üçlü test, AMNİOSENTEZ, Fetal monitörizasyon, Non-Stress test (NST)

   İZMİR'de                  

Giriş Sayfası

İlgili bağlantılar

Jinekolojik kanserler
Jinekolojik Onkoloji
Blog

RAHİM AĞZI KANSERİ

 

Rahim ağzı rahmin vajinaya açılan boyun kısmıdır. Rahim ağzı kanseri jinekolojik kanserler içinde 2. sıklıkta görülen kanserdir.  Pap smear incelemesinin yaygınlaşması ile rahim ağzı kanserinin görülme sıklığı azalmıştır. Kanser displazi olarak adlandırılan hafif formu ile başlar ve ilerler. Anormal hücre büyümesi genellikle 25-35 yaşları arasında başlar. Bu hücreler prekanseröz (öncül kanser hücresi) olarak değerlendirilir. Zamanla bu hücreler kanser hücrelerine dönüşerek carcinoma in situ olarak adlandırılan rahim ağzının dış kısmında sınırları belli bir kanser oluşturur. Bu durum tedavi edilmediğinde rahim ağzının diğer katlarına ve diğer organlara yayılır. Erken dönemde teşhis edilebilen vakaların %95’inden fazlası iyileşebildiğinden erken teşhis ve tedavi çok önemlidir.

  

Rahim ağzı kanserinin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte kansere yatkınlığı arttıran nedenler; 

  • Çok eşlilik

  • Cinsel temasın 20 yaşından önce başlaması

  • Viral ve bakteriyal enfeksiyonlar

  • Fazla sayıda doğum yapmak

  • Sosyoekonomik düzeyin düşük olması

  • Sigara içmek

  • C vitaminive A vitamini eksikliği

  • Erkek eşin sünnetli olmaması

  • Hastanın bağışıklık sisteminin baskılanması

Human Papilloma Virus Enfeksiyonları ve Rahim Ağzı Kanseri

 

Cinsel temas yolu ile bulaşan Human Papilloma Virüs (HPV) olarak adlandırılan virüsler genital siğillere yol açar. Bu virüs alındığında;

 

Genital siğillere neden olabilir.

Herhangi bir lezyona neden olmadan inaktif olarak kalabilir.

Rahim ağzındaki hücrelerde değişikliklere ve rahim ağzı kanserine neden olabilir.

 

   

 

HPV enfeksiyonları oldukça yaygındır. Pap Smear olarak adlandıran, rahim ağzından alınan örneğin patolojik incelemesinde atipik hücrelerin (bozuk hücrelerin) görülmesine en sık yol açan durum HPV enfeksiyonlarıdır.Human Papilloma virüsün 70’den fazla değişik tipi vardır.Bazı tipleri rahim ağzı kanserine neden olur.Rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen ikinci kanserdir.Papilloma virüslerinin bazı tipleri de dış genital organ (vulva) ,anüs (makat) ve erkeklerde penis kanseri gelişmesine neden olur.

  

Genital siğiller vajina dışında veya içinde, rahim ağzında, anüs (makat) etrafında erkeklerde ise penis ve anüs etrafında oluşur. Genellikle kümeler halinde oluşan siğiller bazen çok büyüyebilir.HPV enfeksiyonları rahim ağzı hücrelerinde değişikliğe ve ileride rahim ağzı kanserine neden olabilir.

  

HPV tanısı; Muayene sırasında siğiller görülebilir. Pap Smear incelemesi için rahim ağzından alınan örneklerde virüse ait genetik materyal de tespit edilerek HPV enfeksiyonlarının tanısı kesinleştirilebilir. Pap Smear incelemelerinde anormal hücreler saptanırsa rahim ağzından biyopsi örneği alınarak kanser yönünden araştırılır.

  

HPV enfeksiyonları birden fazla cinsel eşi olanlar, erken yaşta cinsel aktiviteye başlayanlar ve cinsel temas yolu ile bulaşan diğer enfeksiyonları taşıyanlarda daha sık görülür. HPV enfeksiyonlarının önlenmesinde cinsel ilişki sırasında kondom kullanılması önemlidir.

 

Genital siğiller yerleşim ve büyüklüklerine göre değişik yöntemlerle tedavi edilir. Genital siğiller tedavi ile kaybolmasına rağmen virüs vücuttan atılamaz. Genital siğillerin tedavisinde değişik kremler kullanılabilir veya kriyoterapi (dondurularak), elektrokoter (yakılarak) ve lazer tedavisi ile siğiller çıkartılabilir.

 

HPV enfeksiyonunu almış olan kadınların rahim ağzı kanseri yönünden düzenli kontrollerinin yapılması gerekir.

  

Rahim ağzı kanserinin klinik bulguları;

   

Erken evre kanserler genellikle bulgu vermez. Kanseri erken dönemde teşhis edebilmek için yıllık rutin Pap smear testi yapılması ve jinekolojik muayene gereklidir.

 

  

İlerlemiş kanserin klinik bulguları; 

  • Adet kanamaları arasındaki dönemde kanama

  • Adet kanamalarının fazla olması

  • Vajinal akıntının artması

  • Cinsel ilişki sonrası kanama

  • Tek taraflı kasık ağrısı

  • Kilo kaybı

  •  Kansızlık

Tanı ve Tedavi;

 

Rahim ağzı kanserinin ilerlemesi bazen çok hızlı olabildiğinden, kanserin erken dönemde saptanabilmesi için gebeler de dahil olmak üzere tüm kadınların düzenli jinekolojik muayene ve Pap smear testi yaptırmalarının büyük önemi vardır. Hastalık bulgu vermeye başladığında çoğunlukla ilerlemiş safhadadır. Kanserin tanısı jinekolojik muayene ve alınan örneklerin patolojik incelemesi ile yapılır.

Prekanseröz lezyonların tedavisi lezyonun derecesine, kadının yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişir. Erken evre kanserlerin tedavisinde sadece rahim ağzı veya rahmin alınması ile başarılı sonuç elde edilirken, ilerlemiş kanserlerde büyük ameliyatlar ve bunlara ek olarak radyoterapi ve kemoterapi tedavileri gerekir.

 

 

Korunma;

 

Rahim ağzı kanserinden korunmada en önemli basamaklardan biri cinsel temas yolu ile geçen enfeksiyonların önlenmesidir. Cinsel aktivitesi başlayan her kadın yılda bir kez muayene ve Pap smear testi yaptırmalıdır.

 

Pap smear testi;

 

Pap smear testi rahim ağzındaki prekanseröz lezyonları belirlemek için yapılan tarama testidir. Jinekolojik muayene sırasında rahim ağzından hücre sürüntüsü alınır. Bu hücreler patoloji laboratuvarlarında incelenir. 

 

18-65 yaş arasındaki kadınlara risk faktörleri gözönüne alınarak 1-3 yıl aralarla Pap smear testi yaptırmaları önerilir.

  

 İlk test 18 yaşında veya cinsel aktivite başladığında yapılmalıdır.

 3 yıl boyunca her yıl bir kez test yapılmalıdır.

 3 kez birer yıl ara ile yapılan testlerin sonucu normal geldiğinde testin hangi sıklıkta tekrarlanması gerektiği konusunda farklı görüşler vardır. Kadının tıbbi öyküsüne göre test 1-3 yıl ara ile tekrarlanmalıdır.

  

Risk faktörü olduğunda test daha sık tekrarlanmalıdır. Pap smear testinin sonucu normal olmadığında da test daha sık tekrarlanır.

 

65 yaş üzerindeki kadınlarda önceki yıllarda yapılmış Pap smear testlerinin sonucu normal olduğunda testin 3 yılda bir tekrar edilmesi yeterlidir. 65 yaş öncesi arka arkaya yapılan ve sonuçları normal çıkmış 3 test yoksa Pap smear testi daha sık tekrarlanmalıdır. Hormon replasman tedavisi gören kadınlarda test daha sık tekrarlanmalıdır.

 

Histerektomi ile rahmi ve rahim ağzı alınmış olan kadınlarda Pap smear testi vajinal kanser konusunda fikir verir. Histerektomi öncesinde yapılmış Pap smear test sonucu normal olmayan kadınlarda vajinal kanser için risk faktörleri de göz önünde bulundurularak testin 2 yılda bir veya daha sık tekrarlanması önerilir.

 

Bağışıklık sistemine ait bir bozukluğu olan, organ transplantasyonu yapılmış veya kemoterapi görmüş kadınlarda Pap smear testi 6 ay ara ile tekrarlanmalıdır.

 

Cerrahi Tedavi

 

Serviks (Rahim-ağzı) Kanserinde

Wertheim-Meigs operasyonu

 

 

Hastalığın yayılma bölgeleri olduğu için Rahim bağları geniş olarak çıkarılmaktadır.

Zor bir ameliyattır. Sadece Jinekolog Onkologlar tarafından yapılır. Ayrıca bu ameliyat

esnasında ana damarların çevresindeki lenf bezleride çıkarılır. Düzgün yapılırsa hastayı

yaklaşık % 70 dolaylarında tedavi edebilirsiniz

 

 

Kalça lenf bezleri

An atar damar AORTA çevresindeki lenf bezleri

Rahim ağzı kanserinde hastalığın yayıldığı en

önemli alanlardır- mutlaka temizlenmesi gerekir

 

Rahim ağzı kanserinde kalça lenf bezlerinin devamı niteliğindedir. Çıkarılması gerekir

 

 

 

 

 

Giriş Sayfası ]

Telif Hakkı © 2007 Prof. Dr. Turhan Uslu
Son değiştirilme tarihi: 08.05.13